541 yıl sonra evine kavuşan portre!

541 yıl sonra evine kavuşan portre!

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözü Büyük Atatürk’e aittir.


Sanat kuvvettir. Bir ulusu sanat yüceltir.


Sanat eserleri bir uygarlığı, sonraki kuşaklara anlatan en önemli tanıklardır.


Sanatın düşmanı bilgisizlik, cahillik ve en önemlisi yobazlıktır.


Yapımından 541 yıl sonra gerçek evine, İstanbul’a kavuşan “Fatih Sultan Mehmet Tablosu” bana yüzyıllar boyunca sanatta neden geri kaldığımızı bir kez daha acı acı hatırlattı!


BATI TOPLUMLARI BİZİ NEDEN GEÇTİ 


İstanbul Büyükşehir Belediye Bakanı Ekrem İmamoğlu muhteşem bir iş yaptı ve orijinal ‘Fatih Portresi’ni İngiltere’deki Christie’s Müzayede Evi’nden 770 bin sterline satın aldı. Bu, yaklaşık olarak 6.5 milyon Türk lirası ediyor.


Orijinal tablo, Fatih’in Venedik’ten İstanbul’a getirttiği ünlü ressam Gentile Bellini’nin yaptığı saptanan ‘Orijinal Fatih Portreleri’nden biri…


Tarihteki yobaz takımının günümüzdeki uzantıları “Bir tabloya 6.5 milyon lira verilir mi?” diye akılları sıra İmamoğlu’nu eleştiriyorlar.


İşte bu tip insanların sanata olan alerjileri yüzünden Batı toplumları bizi fersah fersah geçti.


RESİM VE HEYKEL YAPMAK GÜNAHTI!


Fatih Sultan Mehmet en büyük Türk padişahıdır.


Bu ulu hakan, bir dünya devi olan koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nda neden ressam bulamadı da Venedik’ten getirtti?


Venedik, İtalya yarımadasında, yüzölçümü küçük bir cumhuriyetti ama sanatta ve denizcilikte ileriydi.


Osmanlı Devleti, Venedik’ten elli defa, yüz defa daha büyüktü ama sanatta küçüktü… Sanat fukarasıydı denilebilir. Neden?


Çünkü Osmanlı’da resim günah, heykel günah, müzik günahtı…


Şeriatı kendi menfaatleri için kullanan yobaz takımı, insanların ot gibi yaşamalarını istiyor “Resim ve heykel yapımı şeriata aykırıdır, Allah istemiyor, günahtır!” diyordu.


EN BÜYÜK PADİŞAH


Fatih Sultan Mehmet akla, bilime ve sanata önem veren aydın bir padişahtı. 1479-1480 yıllarında Venedik’ten ressam ve heykeltıraşlar getirterek onlara resim ve heykeller yaptırdı.


Kısa bir süre önce Ekrem İmamoğlu’nun satın alıp İstanbul’a kazandırdığı resim, o dönemde yapılan yağlıboya tablolardan biridir.


“Fatih Tablosu” artık kendisine yakışan yerde, Fatih’in kenti İstanbul’da… Bundan güzel bir şey olabilir mi?


Peki, Fatih gibi deha sahibi, ileri, aydın bir hükümdarımız olduğu halde biz sanatta neden geri kaldık?


Bunun en önemli sebebi gericiliktir. Fatih’in 1481 yılında ölümünden sonra koca imparatorluğu tekrar yobazlar ele geçirdi.


FATİH’İN BAĞNAZ OĞLU TÜM ESERLERİ SATTI


Fatih’in yerine tahta oturan İkinci Bayezid’in sanattan yana nasibi yoktu. Bağnaz, tutucu bir padişahtı. Resim ve heykel sanatının günah olduğuna inanıyordu!


İkinci Bayezid, babası Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı bütün tabloları, heykelleri ve madalyaları gerçek değerlerinin altında paralara sattırdı!


Kimler aldı bu sanat eserlerini?


Tabii ki uyanık Avrupalı tüccarlar… Onlar sanatın kıymetini biliyordu, ucuz-pahalı demeden paraları bastırıp resim ve heykellerin sahibi oldular. Tüm eserler Avrupa ülkelerine gitti…


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 541 yıl sonra satın aldığı “Fatih Tablosu” o değerli eserlerden biridir.


Bu tablo bana “İnsan ömrü kısadır ama sanat ölümsüzdür” sözünü bir kez daha hatırlattı.


Sanatsever İmamoğlu’nu içtenlikle kutluyorum.


GÜNÜN SÖZÜ


İlerlemek isteyen bir topluma yol gösteren bilim ve sanattır.



;
Bu haber ile ilgili
Bu haberi yorumla
Yorum yaparak Kullanım Şartları, Topluluk Şartları ve Sorumluluk Reddi Beyanınını kabul etmiş sayılırsınız.
1 dakika da en fazla 1 yorum gönderebilirsiniz.
Yorumlar (0)