CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin milletvekili kampının kapanışında konuştu

CHP lideri Kılıçdaroğlu,  partisinin milletvekili kampının kapanışında konuştu


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin özel gündeminin Türkiye’yi bataklıktan çıkarmak olduğunu belirterek, “Tarihin bize yüklediği misyon budur. Önümüzdeki seçimler geldiğinde, nasıl yerel seçimlerde ilk basamağı gayet güzel atladıysak, ikinci basamağı da atlayacağız. Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağız” dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Suriye politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Sana birileri dikte ediyor, onları hayata geçiriyorsun. Tamamen egemen güçlerin istediği bir dış politikayı uyguluyorsun. Erdoğan BOP Eşbaşkanlığı’nı yapmaya devam ediyor” değerlendirmesini yaptı.


CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin Abant’taki milletvekili kampının kapanış konuşmasında özetle şunları dile getirdi:


Türkiye’de parti devleti var: Siz devleti liyakata göre değil de sadakate göre yönetirseniz farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Ona biz parti devleti diyoruz. Türkiye’de bir demokratik devlet yok, bir parti devleti var. Merkez Bankası başkanı görevden alınacaksa bir kişinin kararıyla alınıyor. Bir yasa çıkacaksa bir kişiyi ikna edince çıkıyor. 


Yüzde 9’a vatandaş inanmıyor: Enflasyonun yüzde 9 ilan edilmesi ancak parti devletinde olur. Vatandaş pazarda alışveriş yapıyor. “Nasıl olur da yüzde 9 olur” diyor. Cebinden çıkan paraya bakıyor, aldığı ürüne bakıyor. Parti devletinde siyasetin beklentisine uygun veri üreteceksin deniliyor. Bütün bunlar olurken asgari ücret 2 bin 20 lira. Açlık sınırı 2 bin 59 lira. Bütün asgari ücretliler açlık sınırının altında para alıyorlar. Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarına verilen para asgari ücretin en az 5 katı. Asgari ücretli vergi veriyor ama Cumhurbaşkanı’nın danışmanları vermiyor.


Hanedan devleti oldu: Bu parti devleti ayrıca hanedan devletine dönüştü. Kayınpederler var, damatlar var, gelinler var. Pelikan grubu var. Kendi aralarında kavga ediyorlar. Aslında hepsinin tuzu kuru. Hepsinin cebi para dolu. Ceplerinde Türk Lirası değil Amerikan Doları var. Hepsinin keyfi yerinde. Kavga ihale üzerinden çıkıyor.


Hazine damada teslim edildi: Damada her türlü yetki verildi. Dünyanın hangi demokratik ülkesinde devletin hazinesi damada teslim edilir? Bugüne kadar neredeyse her hafta bir ekonomi paketi açıkladı ama söylediği rakamların hiçbiri tutmadı. Büyüme oranı yüzde 2.3 olacaktı, son programda binde 5 büyüyeceğiz deniliyor. İşsizlik oranı yüzde 12’ydi, şimdi gençlerde işsizlik yüzde 24. Kişi başına milli gelir 10 bin dolar olacaktı, şimdi 9 bin 903 dolara düştü.


Damat güven vermiyor: “Niçin bize güvenmiyorsunuz?” Neyinize güveneceğiz? Doğruyu söylediniz de biz mi güvenmedik? Üretici de, tüketici de güvenmiyor. Damat güven vermiyor. AK Partili ve ülkücü kardeşlerime seslenmek isterim: Son 17 yılda Londra’daki tefecilere ödediğimiz faiz 170 milyar dolar. Hangi hükümet 170 milyar faiz ödedi? Milliyetçiyim diyen bütün arkadaşlarıma sesleniyorum: Bu ülkenin 82 milyonu yurtdışındaki bir avuç tefeciye 170 milyar dolar faiz ödedi. Halkı sömürmek budur.


Ülkeyi yönetemiyorlar: Yalnızca Ocak-Ağustos 2019 arasında günlük ödediğimiz faiz 50 milyon dolar. Her saat başına ödediğimiz faiz: 2 milyon 73 bin 644 dolar. Memleketi kim bu hale getirdi? Borçlanma Genel Müdürlüğü’nü neden kurdunuz? Geldiğimiz noktada şunu soracağız: 17 yıldır ülkeyi yönetenler kimin için çalışıyorlar? 82 milyon, vergi veriyoruz. Bu vergiler nereye gidiyor? Dolarla ihale alanlar var. Dolarla Hazine garantisi alanlar var. 82 milyon, yurtdışındaki tefeciler dışında, içerideki bir avuç rantiyeciye çalışıyor. Şehir hastanelerinde hasta garantisi veriyorlar. Uçağın uçmadığı havalimanı için yolcu garantisi veriyoruz. Geçmediğimiz köprüden vergi veriyoruz.


Soma işçilerine hakkı verilmiyor: Esnaf battı. Çiftçi hayatından memnun değil. İstihdam yaratan, risk alan sanayici iflas noktasıyla karşı karşıya. Herkes konkordato ilan ediyor. Herkes işçi çıkarıyor. Serbest meslekten tutun esnafa kadar herkes sorunla karşı karşıya. Borcu dolayısıyla intihar eden, hapse giren mi dersiniz; var. Soma işçileri... 2 bin 800 işçi hak istiyor. Bana tazminatımı verin diyor. Hakkını istiyor. Vermiyorlar. Aradan yıllar geçti. Ankara’ya kadar yürüyeceğim diyorlar. Yürüyemezsin deniyor. Hakkı olan kişiye parasını ödemiyorsun, bizim ödediğimiz vergilerle alıyorsun bu paraları yurtdışındaki tefecilere gönderiyorsun.


Vicdanınız el veriyor mu?: Bu düzenden memnun olan da var. Bunlar sürekli büyüyorlar. Yeni ihaleler alıyorlar. Kavgaları da yeni ihaleyi kim alacak diye. Soma’daki işçilerin hakkını teslim etmeyen bu iktidar, 3-5 kişinin yaptığı bir inşaatı, yani İstanbul Finans Merkezi batmasın diye 1 milyar 670 milyon lira para verdi. AK Partili ve ülkücü kardeşlerime sesleniyorum: Sizin vicdanınız, adalet duygunuz buna el veriyor mu? İşçiden mi, hakkını arayandan mı, adaleti arayan insandan mı; yoksa üç kişiden mi yanasınız. Damat, vergiyi tabana yayacağız diyor. Su içerken vergi ödüyor. Elektriği açarken 5 çeşit, suyu içerken 4 çeşit vergi ödüyor. Pırlantaya vergi yok, tabana vergi var. Tavanın vergi ödemesine gerek yok. Saray sosyetesi oluştu. Dünyadan haberleri yok.


Erdoğan BOP Eşbaşkanlığı yapıyor: Dış politikada tıkandık. Yanlış bir dış politika Türkiye’yi bütün alanlarda hareket edemez hale getirdi. Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyorsan, iç savaş bitsin istiyorsan, Şam yönetimiyle konuşacaksın. Terörü bitirmek istiyorsan Şam yönetimiyle konuşacaksın. Bildiğini okumuyorsun, sana birileri dikte ediyor, onları hayata geçiriyorsun. Tamamen egemen güçlerin istediği bir dış politikayı uyguluyorsun. Erdoğan BOP Eşbaşkanlığı’nı yapmaya devam ediyor.


9 yaşındaki çocuk niye intihar eder?: Kocaeli’nde Suriyeli bir çocuğumuz intihar etti 9 yaşında. Vail adındaki 9 yaşındaki çocuk niye intihar eder? Bu dış politikayı bu ülkenin başına bela eden kişi acaba düşünüyor mu? Bu dış politika böyle olmasaydı 9 yaşındaki Vail, ülkesinden ayrılıp Türkiye’ye gelmeyecek, intihar etmeyecekti. Ahlak var mı, vicdan var mı bunlarda? Bizim Suriyelilere kızma hakkımız yok, Suriyelileri bizim başımıza bela edenlere kızacağız. Suriye’ye hangi gerekçeyle silah gönderiyorsun? Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı dolayısıyla... Türkiye üzerinden terörist gönderildi. İdlip’de 70 bin terörist olduğu söyleniyor.


İkinci basamağı da atlayacağız: Bütün bunlara rağmen hep beraber bizim Türkiye’yi aydınlığa çıkarma gibi bir görevimiz var. Tarihin bize yüklediği misyon budur. Önümüzde seçimler geldiğinde, nasıl yerel seçimlerde ilk basamağı gayet güzel atladıysak, ikinci basamağı da atlayacağız. Türkiye’ye aydınlığa çıkaracağız. Çünkü biz sorunları bilen ve çözüm üreten tek partiyiz. Doğadan, insandan, sevgiden yana çözüm üreten bir partiyiz. İşçi, emekli, sanayici için çalışacağız. Bizim özel gündemimiz yok. Diyorlar ya, “CHP’nin özel gündemi var.” Özel gündemimiz: Türkiye’yi bu bataktan çıkarmaktır. Her vatandaştan şunu bekliyorum: Türkiye’nin sorunları var, Türkiye’nin sorunlarını çözeceğiz. 


‘Bir aile olduğumuzu gösterdik’

Partililerle birlikte fotoğraf çektiren Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin iç sorunlarını, dış sorunlarını bütün ayrıntılarıyla görüştük, tartıştık. Geleceğe yönelik düşüncelerimizi ifade ettik. Güçlü ve birlikte çalışan bir aile olduğumuzu bütün Türkiye’ye duyurduk. Beraber, birlikte sorunları tartışan, çözüm üreten, bu ülkenin çıkarları neyi gerektiriyorsa onları üreten bir parti olduğumuzu gösterdik” ifadelerini kullandı.


Bu haber ile ilgili
Bu haberi yorumla
Yorum yaparak Kullanım Şartları, Topluluk Şartları ve Sorumluluk Reddi Beyanınını kabul etmiş sayılırsınız.
1 dakika da en fazla 1 yorum gönderebilirsiniz.
Yorumlar (0)